sanırım.”
“Yok, hayırdır, kötü bir şey yoktur inşallah?”
“Çok kötü bir şey oldu, babamı kaybettik.” İrem duydukları karşısında beyninden vurulmuşa döndü.
“Ne zaman, nasıl? Ben daha yeni geldim, gelince de
annemle babam uyumuşlardı, bir şey duymadım.”
“Konuşmaya daldık, şu haydutları unuttuk. Polis
yolda geliyor, onlar gelene kadar seni evine götüreyim.”
“Tamam olur. Çok üzüldüm, baban çok iyi biriydi,
bunu beraber atlatacağız.”
“Tamam önce seni evine bırakayım.” İrem’in evi uzak
değildi, beş altı sokak ötedeydi, onun için Ahmet’in
İrem’i evine bırakması uzun sürmedi. Evin önüne geldiklerinde İrem’le Ahmet kaybettikleri yıllara inat sımsıkı sarıldılar.
“Ben yanındayım her zaman, bunu unutma, beraber
atlatacağız.” İrem, Ahmet’i sevdiğini söylememek için
kendini zor tutuyordu, Ahmet ise ağlamamak için kendini zor tutuyordu.
“İyi ki buradasın İrem.”
“Ben hep burada olacağım.” deyip eve gitti
Aşka Hasret
Enes Saraç