Gazali için dünya, kalıcıymış gibi yaşandığında aldatıcıdır. İnsanı oyalayan, dikkatini dağıtan ve asıl hedefi unutturan bir perdeye dönüşür. Bu yüzden dünya, düşman olduğu için değil; yanıltıcı olabildiği için temkinle ele alınmalıdır.
Dünyanın tehlikeli oluşu, geçici olmasından değil; geçici olduğu unutulduğunda ortaya çıkar.
Dünyaya müptela olarak ona iyice kapılan kimsenin kalbi kesinlikle ölümü hatırlamaktan gaflete düşer; onu hatırlamaz.
Dünya insanın elinde olabilir, ama kalbine yerleştiğinde problem başlar.
Dünya, kendisi için istendiğinde insanı ağırlaştırır; ama daha büyük bir hedefe bağlı kaldığında anlam kazanır. Bu ayrımı kaçıran okuma, Gazali'yi "dünya düşmani" gibi sunar.
Dünya, insanın sınandığı yerdir; kaçılması gereken bir mekân değil, yerine konması gereken bir imkândır.
Dünya bizzat kötülüğün kaynağı değildir; ama insanın dünyaya bakışı kolayca bozulabilir. Gazali'nin uyarısı tam da bu bozulma noktasına yöneliktir.
Dünya düşman mıdır? Bu soru, Gazali okumasında en çok yanlış yere çekilen sorulardan biridir. Çünkü çoğu okuma, Gazalinin dünyaya mesafesini dünyayı reddetmekle karıştırır. Oysa Gazali'nin meselesi dünya değil, dünyayla kurulan ilişkidir.
Çünkü hakikat bazen ilerleyerek, bazen de susarak korunur.
Farabi ve İbni Sina, aklın ne kadar ileri gidebileceğini gösterir. Gazali ise o noktada durmanın neden gerekli olduğunu hatırlatır.
Gazali, Farabi ve İbni Sina'yı "yanlış düşündükleri" için değil, fazla emin düşündükleri için eleştirir.
Farabi ve İbni Sina sistem kurar; Gazali ise sistemin insan üzerindeki etkisini sorar.
Sorun doğru düşünmek değil; doğru düşünmenin insanı neye dönüştürdüğüdür.
Bilip de yapmayanın bilgisi, onun aleyhine delildir.
Akıl, kendisine mahsus alanda hüküm verir; fakat her şey onunla kuşatılamaz.
Oysa Gazali'nin yaptığı şey, felsefeyi bilmeden reddetmek değil; felsefeyi bilerek sınırlandırmaktı.
Gazali, Bati'da en çok okunan İslam düşünürlerinden biri olmasına rağmen, en az anlaşılanlardan biridir.
Gazali, her çağda yeniden konuşulmak zorunda kalan bir isim olarak kalır. Çünkü kolay düşman olmayanlar, kolayca unutulmaz.