Dijital Kitaplık Logo

DİJİTAL KİTAPLIK

alintilar.com

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

❤️Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız Uygulama

I

Yeni Okur/Yazar

Ücretsiz katıl!

Kayıt Ol

🎉İlk 1000 Kullanıcımıza Ücretsiz Ömür Boyu Onay Rozeti

II
Otuz beş yaş kitap kapağı

Otuz beş yaş

Cahit Sıtkı Tarancı

42 alıntı

Dijital kitaplığına ekle

+ Bu kitaptan alıntı yap

Bu kitabı puanla

Henüz değerlendirilmemiş — ilk sen puan ver!

Alıntılar
42
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 158)
Şiir: Ben Aşk Adamıyım

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.

Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: “Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yâsin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de.”

Fakat bütün bunlar olmasa da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız,
Ayrık gayrık gözetmeden.

Gün gelip gidersem şayet,
Öyle severekten gideceğim ki,
Karanlık kıyılardan bile olsa,
Candan selâmlarım,
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
İçlerinde kendim varmış gibi!

🎯 Tarancı'nın şiir anlayışını, yaşama felsefesini ve aşkını özetleyen bir başyapıt. “Ben aşk adamıyım, sevmeye geldim insanları” – her şeyi anlatan iki dize.
0
43
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 156)
Şiir: Abbas

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

🎯 Gençliği geri getirme arzusu, ilk aşka duyulan özlem ve “Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan” feryadı.
0
38
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 155)
Şiir: Uçtu Uçtu

Uçtu uçtu leylek uçtu,
Uçtu uçtu masa uçtu,
Uçtu uçtu Semahat uçtu,
Uçtu uçtu. ?

Ne uçtu sanırsınız çocuklar?
Uçtu uçtu gençliğim uçtu.

🎯 Bir çocuk tekerlemesi gibi başlayıp, yürek burkan bir veda ile biten eşsiz bir şiir.
0
33
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 153)
Şiir: Bugün Cuma

Bugün Cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu.
Uzun olaydı o günler;
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!

O zaman inandığım gibi,
Sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
Orada da Cumaysa bugün,
Başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
Namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekke-i mükerremeden getirilmiş.

Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkâr olduğumu hatırlayarak.

🎯 Çocukluk özlemi, büyükanne sevgisi ve ölümden sonraki hayata dair umut dolu bir şiir.
0
39
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 151)
Şiir: Bugün

Bugün masal değil,
Masaldan daha güzel, gerçek;
Bugün yeryüzünde olduğum gün!
Ayaktayım işte;
Asfalta amut,
Akasyaya muvazi,
İnsanla omuz omuza,
Kurtla kuşla aynı kaderde,
Gülden lâleden farksız,
Fâniliğinde ömrün;
Herkes gibi dertli,
Ümitli herkes kadar;
Ne de olsa memnun yaşamaktan.

Kim bana söyleyebilir,
Bulutlar mı geçiyor başımın üstünden,
Ben mi gidiyorum bulutlar altında?

🎯 Varoluşun tam ortasında, hayatta olmanın kıymetini bilen bir adamın coşkusu.
0
20
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 150)
Şiir: Ölüm Tehlikesi

Hızla geç kalabalık caddeden;
Şoför milletine güven olmaz.
Çabucak sapıver sokağına;
Akşam karanlığa tekin değil.

Durma çal evinin kapısını,
Taş düşebilir komşu duvardan,
Ben geliyorum demez ki ölüm
Kaza bela adım başındadır.

Kişi evde gerek akşamları;
Ölürse helâllaşarak ölür.

🎯 Ölümün ansızın geldiğini ve vedalaşmanın önemini söyleyen, herkesin kalbine işleyen dizeler.
0
34
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 148)
Şiir: Bugün Hava Güzel

Bugün hava güzel,
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim.

Allaha çok şükür karnım tok;
Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.

Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği.

Şayet ölürsem,
Helâllaşmaya vakit kalmadan,
Hatırdan çıkarmayın beni;
Dünyaya benden selâm olsun,
Her nefes alıp verişiniz.

🎯 Mutluluğun ve ölümün yan yana geldiği, hayata veda selamı gönderen bir başyapıt.
0
35
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 147)
Şiir: Bir Ölünün Ağzından

Kabrime çiçek getirenlere gülerim;
Gafil kişilermiş şu insanlar vesselâm;
Bilmezler ki bu kabirle yoktur alâkam;
Ben o çiçeklerdeyim, ben bu çiçeklerim.

🎯 Ölümden sonra çiçeklere dönüşmek… Dört dizede anlatılmış derin bir varoluş şiiri.
0
34
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 146)
Şiir: Yanlış Bilmesinler Beni

Bahçem ağaçlardan, çiçeklerdendir;
Evim taştan yapılmış.

Annem kardeşimi sever gibi severim
Ağaçları, taşları, çiçekleri;
Hepsine dair hâtıralarım var,
Kimi acı kimi tatlı hâtıralar.
Bu ağaç servi olmadan,
Bu taşa kitabem yazılmadan,
Bu çiçek kabrime çelenk diye getirilmeden,
Söyleseniz beni onlara kuşlar.

Yanlış bilmesinler beni.

🎯 Doğayla iç içe bir ruhun son isteği: “Yanlış bilmesinler beni.” Sade ve dokunaklı.
0
40
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 144-145)
Şiir: Robenson

Robenson, akıllı Robenson'um,
Ne imreniyorum sana bilsen!

Göstersen adana giden yolu;
Başımı dinlemek istiyorum.

Ben senin olurum, sen kaptan ol;
Yelken açarız bir sabah vakti.
Güneşte gölgemiz olur deniz.
Yolculuk! derken adamızdayız.

İsterdim tercümanım olasın,
Tanıtasın beni balıklara,
Vahşi kuşlara ve çiçeklere;
Bizdendir diyesin benim için.

Ağacı çıkmasını bilirim,
Tanırım meyvanın olmuşunu;
Taş kırmak da gelir elimizden,
Ateş yakmak da, aş pişirmek de.

Robenson, halden bilir Robenson,
Ada hâlâ batmadıysa eğer,
Alıp götürsen beni oraya,
Deniz yolu kapanmadan evvel!

🎯 Robenson'a özenen bir adamın masum kaçış hayali. Herkesin içindeki “uzaklara gitme” arzusu.
0
24
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 143)
Şiir: İnsanoğlu

Âdem'le Havva'dan geldiğim doğru;
Vuruldum bir kere elma dalına

Hülâ aklımda o Tufan yağmuru;
Şükür çıktığımı Nuh'un salına.

Ölmek varsa günün birinde gayri,
Göz nuru, el emeği, alın teri
Yaşadığım iyi kötü günleri
Değişmem hiçbir cennet masalına.

🎯 Hayatın zorluklarına rağmen yaşanmış her günün kıymetini bilmek. “Değişmem hiçbir cennet masalına” – cesur ve gururlu bir duruş.
0
23
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 138)
Şiir: Desem ki…

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin! Desem ki…

İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.

Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.

Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.

Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

🎯 Aşkın en saf, en yalın, en dokunaklı hali. Tarancı'nın sevgiliye yazdığı en güzel şiirlerden.
0
20
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 136-137)
Şiir: Allah'ı Ararken

Bilirim ne yapsam hata,
Yanlış attığım her adım;
Ellerim elma dalında;
Âdem'le Havva ecdadım.

Belli ne birdir ne iki;
Günahım baştan aşkın.
Yarab sen de bilirsin ki
Bir Sen varsın bana yakın.

Yaşaran gözlerime bak,
Ben yalan söylemek bilmem.
Her şeyim güneşte çıplak;
Nedamet bende cehennem.

Ben ne geceleyin yıldız,
Ne kelebeğim gündüzün.
Bana ben gibi riyâsız
Yüzün gerek Yarab yüzün.

Gitmekte bitmiyor umman;
Sular azgın, tekne delik.
Ah bu dağlar, ah bu duman!
Yolunu şaşırdı geyik.

Merhem tutmuyor yarada;
Kırıldı kolum kanadım.
Gençliğim gitti arada.
Ah neden sonra anladım.

🎯 Tanrı'ya yakarışın, pişmanlığın ve iç hesaplaşmanın en güzel örneklerinden.
0
19
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 132)
Şiir: Şubat Günü

Kim ne bilsin neydi beni uyutan?
Uyanmadığım o sabah uykudan.

Henüz yaşıyordum yeniden yeni
Bir Şubat gününün güzelliğini.

Türkü kalmasın diye söylenmedik,
Bendim o yağan kar, âsude şenlik,

Dağlara, ovalara, şehirlere;
Sevgilinin hülyalarına süre.

🎯 Uykudan uyanmamak… ve o son sabahın güzelliğini yaşamak. Hüzünlü ve şiirse
0
15
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 131)
Şiir: Ölüm II

Ey kurumaz menbaı sükûtun,
Işığı güneşten zinde ölüm,
Altında şu alçalan bulutun,
Sendedir umduğum müjde ölüm.

Aynada zifiri bir gecedir,
Bütün zulüm bu suçsuz kalbedir,
Sabır tespihim kopmak üzredir.
Ne gün kalkacak bu perde ölüm?

Ne gün aslına dönecek bu ten?
– Taş, toprak, çiçek, su veya maden –
Ruha ebediyeti vaadeden
Efsanevi yalan nerde ölüm?

🎯 Ölümü bir “müjde” olarak gören cesur bakış. Tarancı'nın ölümle barışık ruhu.
0
18
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 129-130)
Şiir: Memleket İsterim

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

🎯 Tarancı'nın en bilinen, en sevilen şiirlerinden. Herkesin yüreğine dokunan bir ütopya.
0
17
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 125)
Şiir: Mademki Vakit Akşam

Mademki vakit akşam,
Madem ne evim barkım,
Ne de bir tek aşinam,
Açılsın gizli sofram,
Gelsin kadehte rakım,

Dostum, neşem ve şarkım!
Madem ki vakit akşam!

🎯 Yalnızlığın en sade, en güzel anlatımı. Akşam olunca tek sığınak kadeh ve dost
0
21
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 123)
Şiir: Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
– Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kâbilim, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

🎯 “Gün eksilmesin penceremden” – Hayatta kalmak, ışığı görmek bazen her şeyden önemlidir.
0
23
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 120)
Şiir: Atatürk'ü Düşünürken

Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar
Bahçeleri talan eden bir deli rüzgârdı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı

Gel gelelim Atatürk'ün ölümünden bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor

🎯 Atatürk'ün ölümünden sonra mevsimlerin bile değiştiğini söyleyen yürek burkan bir ağıt.
0
17
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Emre Gökhan Gökgöz
Emre Gökhan Gökgöz Yazar
@fordish
Alıntı (Sayfa: 119-120)
Şiir: Bir Şey

I

Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi
Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor
Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi
Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor.

Bir şey ki sözümüzden memleket kadar aziz
Aşk ettiğimiz kendimize dert ettiğimiz
Adını çocuklarımıza bellettiğimiz
Bir şey ki artık hasretine dayanılmıyor.

II

Bir şey daha var yürekler acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalp ağrısı
Alır beni tâ Bursa'ya götürür.

Yeşil Bursa'da konuk bir garip kuş
Otur denmiş oracıkta oturmuş
Tâ yüreğinden bir türkü tutturmuş
Ne güzel şey dünyada hür olmak hür

Benerci Cokond Varan Üç Bedrettin
Hey kahpe felek ne oyunlar ettin
En yavuz evlâdı bu memleketin
Nâzım ağbey hapislerde çürür.

🎯 Vatan hasreti, özgürlük özlemi ve Nâzım Hikmet'e selam… “Ne güzel şey dünyada hür olmak hür” – unutulmaz dize.
0
15
Otuz beş yaş
Cahit Sıtkı Tarancı
Detay
Hoş Geldin, Okur!