Nefse en ağır gelen şey, dilini tutmaktır
Susmanın erdem olduğu bir başka alan, nefisle ilgilidir. İnsan çoğu zaman konuşarak kendini göstermek ister. Bilgisiyle, haklılığıyla, doğruluğuyla öne çıkma ihtiyacı duyar. Gazali bu ihtiyacı nefsin en ince taleplerinden biri olarak görür. Susmak, bu talebe direnmek demektir. Bu direnç, insanın kendine karşı kazandığı bir disiplindir.
Her söz bir sonuç doğurur. Bu sonucu gözetmeden konuşmak, insanı sorumluluktan uzaklaştırır.
Susmanın erdem olması, sözün ağırlığını fark etmekle başlar.
Gazali bu ölçüyü çok yalın bir cümleyle ifade eder:
"Söz, faydalı olmadıkça zararlıdır.
"Söz, faydalı olmadıkça zararlıdır.
Susmak ise bazen bu sorumluluğu üstlenmektir. İnsan, söyleyeceği sözün fayda üretmeyeceğini bildiğinde susarak daha doğru bir iş yapmış olur. Bu suskunluk eksiklik değil, ölçüdür.
Susmak Ne Zaman Erdemdir?
Gazali bu soruya "Her zaman" ya da "Hiçbir zaman" gibi kolay cevaplar vermez. Çünkü susmak da konuşmak kadar ahlaki bir fiildir. Susmanın değeri, niyetine, zamanına ve sonucuna bağlıdır. Susmak, kaçış değil; bilinçli bir tercihtir. Konuşmanın zarara yol açtığı yerde susmak, erdem haline gelir. Bu yüzden susmak, pasiflik değil; farkındalıktır.
Gazali bu soruya "Her zaman" ya da "Hiçbir zaman" gibi kolay cevaplar vermez. Çünkü susmak da konuşmak kadar ahlaki bir fiildir. Susmanın değeri, niyetine, zamanına ve sonucuna bağlıdır. Susmak, kaçış değil; bilinçli bir tercihtir. Konuşmanın zarara yol açtığı yerde susmak, erdem haline gelir. Bu yüzden susmak, pasiflik değil; farkındalıktır.
İnsan konuşurken kendini tartmazsa, söylediği sözler bir süre sonra onu tartmaya başlar.
Bu yüzden dil tehlikelidir. Yasak olduğu için değil; kolay olduğu için. Dil, insanın elinde güçlü bir araçtır. Ama bu güç uyanıklıkla birleşmediğinde zarar üretir. Gazali'nin uyarısı açıktır: Dil küçüktür, ama etkisi büyüktür.
Dil denetimsiz kaldığında, zarar üretmesi kaçınılmazdır.
Gazali'ye göre dilin bir başka afeti de sıradanlaşmasıdır. İnsan konuştukça sözün ağırlığı azalır. Faydasız sözler çoğaldıkça kalp körelir.
Kişi diliyle kendini temize çıkarır; halbuki kalbi bundan uzaktır
Dilin tehlikesi yalnızca başkalarına yönelmesiyle sınırlı değildir. İnsan diliyle kendini de aldatır. Söylediklerini tekrar ettikçe onlara inanır, söz gerçeğin yerini almaya başlar. Gazali bu hali son derece tehlikeli bulur.
Gazali, başkalarının kusurlarıyla meşgul olmanın insanı iç muhasebeden uzaklaştırdığını söyler ve bunu net bir uyarıyla dile getirir:
"Kişi başkalarının kusurlarıyla meşgul oldukça, kendi kusurunu görmez.
"Kişi başkalarının kusurlarıyla meşgul oldukça, kendi kusurunu görmez.
Dil, insanı başkalarıyla kıyaslama imkânı verdiği için de tehlikelidir. Konuşarak başkasını küçültmek, ima etmek, alay etmek ya da yargılamak kolaydır.
Söylenen her söz, içteki halin izini taşır.
İnsanın dili, kalbinde olanı açığa çıkarır.
Gazali, nefsin dili ustalıkla kullandığın söyler. Kişi diliyle kendini savunurken aslında kendiní eleverir.