Bu nedenle iyi niyet her şeyi kurtarmaz. Ama niyetsiz hiçbir şey de kurtulmaz.
İyi niyetin tek başına kurtarıcı sayılması, insanı gaflete sürükler. İnsan niyetine güvenerek dikkatini gevşetir. Oysa kurtuluş, niyetle birlikte uyanıklık, bilgi ve tutarlılık gerektirir. Niyet bu yolun başıdır, varılacak yer değildir.
Gerçek niyet, insanı rahatlatmaz; zorlar. İnsanı kendisiyle yüzleştirir. Bu yüzden en rahatsız edici cümlelerinden biri şudur: "Nice kimseler vardır ki iyi niyetleri onları helake sürükler.
Gazali bu noktada uyarır: "İnsan niyetiyle değil, haliyle tartılır.
Kalbim temiz" cümlesi bu rahatlığın kısa yoludur. Oysa kalbin temizliği iddia ile degil, tutarlılıkla anlaşılır.
İnsan kendini iyi niyetli saydığında, yanlışlarını geçici görmeye başlar.
İyi niyet iddiasının tehlikesi, insana verdiği rahatlıktadır.
Nice kimseler vardır ki niyetlerinin güzel olduğunu zannederler; halbuki amel onları yalanlar.
İnsan "Niyetim iyiydi" diyerek sonucun ağırlığını hafifletmeye çalıştığında, niyet savunma aracına dönüşür. Bu noktada niyet, hakikate yaklaştırmak yerine insanı kendine karşı korur.
Niyet tek başına masum değildir. Fiilden bağımsız düşünülemez.
İyi Niyet Her Şeyi Kurtarır mı?
Gazali bu soruya hızlı bir"evet" vermez. Çünkü iyi niyet, çoğu zaman insanın en güvenli sığınağıdır. İnsan niyetini iyi ilan ettiğinde, davranışlarını sorgulama ihtiyacı azalır. Oysa niyet, kurtarıcı bir cümle değil; sorumluluğu ağırlaştıran bir başlangıçtır. Nitekim Gazali açıkça şunu söyler:"Niyet, amel ile doğrulanmadıkça iddia olarak kalır.
Gazali bu soruya hızlı bir"evet" vermez. Çünkü iyi niyet, çoğu zaman insanın en güvenli sığınağıdır. İnsan niyetini iyi ilan ettiğinde, davranışlarını sorgulama ihtiyacı azalır. Oysa niyet, kurtarıcı bir cümle değil; sorumluluğu ağırlaştıran bir başlangıçtır. Nitekim Gazali açıkça şunu söyler:"Niyet, amel ile doğrulanmadıkça iddia olarak kalır.
Yorulmayan hayatlar çoğu zaman sorunsuz değil, sorgusuzdur.
Yorucu olan dış dünya değil; içerideki bu sessiz mücadeledir.
Uyanıklık netlik değil, açıklık getirir. Netlik insanı rahatlatır; açıklık insanı ayakta tutar.
Gazali, bilginin tek başına huzur vermediğini söyler.
"İlim amel edilmezse delil olur" cümlesi, uyanıklığın neden ağırlaştığını açıkça gösterir. Bilmek, artık yükümlülüktür.
"İlim amel edilmezse delil olur" cümlesi, uyanıklığın neden ağırlaştığını açıkça gösterir. Bilmek, artık yükümlülüktür.
Gaflet halindeyken insan kendinden memnundur; uyanıklık başladığında bu memnuniyet dağılır.
Kalp bir aynadır; gaflet onu karartır.