İlim her insan için yeterli midir? Elbette değildir. İlim kişiyi Hakk'a, hakikate, takvaya, salih amellere sevk ediyorsa ilimdir. Yoksa Şeytan da, Karun da ilim sahibiydi.
Yunus Emre'nin ifadesiyle de ilim kendisini bilmesi, yani Yaratanını bilme sanatıdır. İnsanın kendisini bilmesi kadar büyük nimet yoktur.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.
İlim şan ve şöhret için değil, bildiklerimizi günlük hayata yansıtmak için olmalıdır." diyen İbrahim Ethem için ölçü, bilinenle amel etmektir:
"Bildiğinle amel etmiyorsan ne diye bilmediğini öğrenmeye çalışıyorsun." görüşündedir.
"Bildiğinle amel etmiyorsan ne diye bilmediğini öğrenmeye çalışıyorsun." görüşündedir.
İlim dinimizin ta kendisidir. Yüce Kitabımız Zümer Suresinin dokuzuncu ayetinde: "Bilen ile bilmeyenler hiçbir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir." buyururken
İki Cihan Serveri Peygamberimiz de:
"Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, çalışınız ve ilim Çin'de dahi olsa alınız." derken biz Müslümanları yüzlerce buyruklarıyla teşvik etmektedirler.
İki Cihan Serveri Peygamberimiz de:
"Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, çalışınız ve ilim Çin'de dahi olsa alınız." derken biz Müslümanları yüzlerce buyruklarıyla teşvik etmektedirler.
İLİM
Her yaratılış, her kıpırdanış bir ilimdir. İlim kadar tatlı hiçbir yiyecek ve içecek yoktur. Dünya ilimle ayakta durmakta; insanlık onunla nefes alıp vermektedir.
İlim uçsuz, bucaksız bir ummanı andırır
İlimden başka her şey, insanı usandırır
Seyyid Burhaneddin Hazretleri: "Gerçek ilim tasavvuf ilmidir. Bu ilim diğer ilimlerden yüksektir. Çünkü diğer ilimler günlük hayat için gerekli olduğu halde tasavvuf ilmi ahiretle ilgilidir." der. İnsan yaradılışı itibariyle bilmeye, öğrenmeye ve meraklı bir yapıya sahiptir. Onun için daima arayış içindedir.
Her yaratılış, her kıpırdanış bir ilimdir. İlim kadar tatlı hiçbir yiyecek ve içecek yoktur. Dünya ilimle ayakta durmakta; insanlık onunla nefes alıp vermektedir.
İlim uçsuz, bucaksız bir ummanı andırır
İlimden başka her şey, insanı usandırır
Seyyid Burhaneddin Hazretleri: "Gerçek ilim tasavvuf ilmidir. Bu ilim diğer ilimlerden yüksektir. Çünkü diğer ilimler günlük hayat için gerekli olduğu halde tasavvuf ilmi ahiretle ilgilidir." der. İnsan yaradılışı itibariyle bilmeye, öğrenmeye ve meraklı bir yapıya sahiptir. Onun için daima arayış içindedir.
Cuma günlerini bayram olarak addeden İbrahim Ethem bu günde şöyle dua ederdi:
"Bugünümüz bayramdır Allah'ım. Sen benim Rabbimsin Senden başka hiçbir İlah yoktur. Beni de Sen yarattın ve ben, Senin kulunum. Gücüm yettikçe, Sana olan ahdim ve vaadim üzereyim. Allah'ım, bütün şer sahiplerinin şerrinden Sana sığınırım. Allah'ım. Ben kendime zulmettim, günahlarımı bağışla Muhakkak ki günahları Senden başkası bağışlamaz. Allah'im bana ahlakın en güzelini göster, muhakkak ki onun en güzelini Senden başkası göstermez.
Allah'ım, ahlakın kötüsünü de benden sav, muhakkak ki onun kötüsünü Senden başkası savmaz. Senin emirlerine boyun eğdim, başım üstüne. Ben, Senin için varım. Hayrın tamamı da Senin elindedir. Sana istiğfar eder, Sana tevbe ederim...
"Bugünümüz bayramdır Allah'ım. Sen benim Rabbimsin Senden başka hiçbir İlah yoktur. Beni de Sen yarattın ve ben, Senin kulunum. Gücüm yettikçe, Sana olan ahdim ve vaadim üzereyim. Allah'ım, bütün şer sahiplerinin şerrinden Sana sığınırım. Allah'ım. Ben kendime zulmettim, günahlarımı bağışla Muhakkak ki günahları Senden başkası bağışlamaz. Allah'im bana ahlakın en güzelini göster, muhakkak ki onun en güzelini Senden başkası göstermez.
Allah'ım, ahlakın kötüsünü de benden sav, muhakkak ki onun kötüsünü Senden başkası savmaz. Senin emirlerine boyun eğdim, başım üstüne. Ben, Senin için varım. Hayrın tamamı da Senin elindedir. Sana istiğfar eder, Sana tevbe ederim...
İbrahim Ethem'in en sık yaptığı dua şuydu:
"Allah'ım. Beni günahın aşağılık halinden itaatin izzet ve şerefine yükselt.
"Allah'ım. Beni günahın aşağılık halinden itaatin izzet ve şerefine yükselt.
Peygamberimiz,"Dua ibadetin iliğidir." buyurmuştur.
Peygamberimizde amellerin en güzelinin zikir olduğunu, yeryüzünde Allah denildikçe kıyametin kopmayacağını buyurmuştur.
Dua ise; çağırmak, nida etmek, yalvarmak, yakarmak, dert ve ihtiyaçları İlahi makama arz etmek demektir.
Dua ise; çağırmak, nida etmek, yalvarmak, yakarmak, dert ve ihtiyaçları İlahi makama arz etmek demektir.
Ey iman edenler Allah'ı çok zikrediniz." (Ahzap, 41)
ZİKİR DUA
Zikir; Allah' anmak ve unutmamak, hatırlamak, zihinde tutmak, anmak demektir. Kuran'da birçokayette geçen zikir Allah' dille hamd, teşbih ve tekbir sekliyle övmek; nimetlerini anmak bunları kalple hissetmek ve tefekkür etmek. Kulluğun gereklerini akıl, beden ve mal ile yerine getirmek; namaz kılmak, dua istiğfarda bulunmaktır.
Zikir; Allah' anmak ve unutmamak, hatırlamak, zihinde tutmak, anmak demektir. Kuran'da birçokayette geçen zikir Allah' dille hamd, teşbih ve tekbir sekliyle övmek; nimetlerini anmak bunları kalple hissetmek ve tefekkür etmek. Kulluğun gereklerini akıl, beden ve mal ile yerine getirmek; namaz kılmak, dua istiğfarda bulunmaktır.
İbrahim Ethem'in yiyecek ve yemek hususunda anne ve babalara bir ilginç görüşü de şöyledir:
"Şu ana-babalardan daha zararlısı yoktur ki, çocuklarına maddi ve manevi eğitimi vermeden en güzel yiyecekleri yedirip, en güzel giyecekleri giydirirler. Bu ana-babalar öldüğü zaman o çocukların bazıları hırsızlığa meyleder, bazıları da başkalarına zarar verir." der.
"Şu ana-babalardan daha zararlısı yoktur ki, çocuklarına maddi ve manevi eğitimi vermeden en güzel yiyecekleri yedirip, en güzel giyecekleri giydirirler. Bu ana-babalar öldüğü zaman o çocukların bazıları hırsızlığa meyleder, bazıları da başkalarına zarar verir." der.
Yeme-içmenin terkinden bir sevap kazanacağımı umuyorum. Zira onlara karşı bir iştah duymuyorum." diyen İbrahim Ethem hiçbir zaman acıkmadan sofraya oturmamıştır.
Misafir ağırlamayı da çok seven İbrahim Ethem leziz şeyleri kendisi yemez, dostlarına ikram ederdi. Kendisi de ekmek yer, su içerdi.
İbrahim Ethem, karın doyası yemek yememiş, açlık kalbi yumuşatır diye düşünmüş ve günlerinin çoğunu oruçlu geçirmeye çalışmıştır.
Peygamberimiz bizleri az, Öz ve dengeli beslenme ve yemek adabı konusunda uyarır, tavsiyelerde bulunur:
"İnsanoğlunun karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak birkaç lokma yeter." buyurmuştur.
"İnsanoğlunun karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak birkaç lokma yeter." buyurmuştur.
Mekke'de amcasının katilini gördüğü sırada içinde intikam duygusunu hisseder etmez o adamı selamlamış ve ona yemek ikram etmiştir. Ayrıca kendisine hakaret edenlere de yardım etmiştir. Bir gün bir adam kendisine hakaret edince o kişiye şu cevabı vermiştir:
"Ben şu anda yedi şey yaparak sevap kazandım. Çünkü sana cevap vermedim, sana serzenişte bulunmadım, senden nefret etmedim ve kin tutmadım. Allah'a senin hakkında şikâyette bulunmadım, senin için dua ettim. Senin cevabını beklemeden seni selamladım. Eğer Cennete gidecek olursan sensiz gitmeyi reddederim...
"Ben şu anda yedi şey yaparak sevap kazandım. Çünkü sana cevap vermedim, sana serzenişte bulunmadım, senden nefret etmedim ve kin tutmadım. Allah'a senin hakkında şikâyette bulunmadım, senin için dua ettim. Senin cevabını beklemeden seni selamladım. Eğer Cennete gidecek olursan sensiz gitmeyi reddederim...
Adamın biri İbrahim Ethem'e arkadaș olmuştu.
Ondan ayrılacağı zaman: "Eğer bir ayıp ve kusur gördüysen beni uyar." dediğinde
İbrahim Ethem: "Senden ne bir ayıp, ne de bir kusur gördüm. Çünkü sana sevgi gözü ile baktım. Onun için sende gördüğüm her şey hoşuma gitti, ayıplarını başkasından öğren." demiştir.
Ondan ayrılacağı zaman: "Eğer bir ayıp ve kusur gördüysen beni uyar." dediğinde
İbrahim Ethem: "Senden ne bir ayıp, ne de bir kusur gördüm. Çünkü sana sevgi gözü ile baktım. Onun için sende gördüğüm her şey hoşuma gitti, ayıplarını başkasından öğren." demiştir.
Büyükler =atalar derler ki, "Cömert, veren ve verdiğinde gözü kalan değil, verdiğine sevinendir." derler.
Eli ve gönlü açık ve karşılığında yardım beklemeyen insanlara cömert denir. Onların gönülleri güzeldir, sevgi doludurlar insanları Allah için sever ve muhtaç kimselere yardım ederler.