Artık insanları daha çok bana
iyi gelip gelmedikleriyle
değerlendiriyorum.
Onlarla birlikte olduğumda
kendimi daha iyi hissedip
hissetmediğimi soruyorum kendime."
-Stefan Zweig
iyi gelip gelmedikleriyle
değerlendiriyorum.
Onlarla birlikte olduğumda
kendimi daha iyi hissedip
hissetmediğimi soruyorum kendime."
-Stefan Zweig
Yazgısı ona "Yaz!" diyordu adeta..
İlk zaferini kazanmış her mağrur komutanda bulunan bir korkudur: "Acaba?" Acaba bu başarı şans eseri mi? Acaba bir saman alevi gibi geçici mi? Acaba bir yanılsamanın sonucu mu? Bu acabalar ilk başarının etrafinı bir sis gibi örter. Ta ki başarı ikinci bir başarıyla pekişene kadar...
İnsan susarak da yalan söyleyebilir.
- Stefan Zweig
- Stefan Zweig
Kendine güveni olmayan bir insan için en iddialı işlerden biridir yazmak.
İnsanoğlunun yapmakta en zorlandığı şeylerden biridir kendini kıstasa vurmak, asıl yerini bilmek..
İnsanlar arasına karışmamı
engelleyen kişisel nedenlerim var."
- Stefan Zweig
engelleyen kişisel nedenlerim var."
- Stefan Zweig
Yeryüzünün en üretken insanlarından olan Leonardo da Vinci'nin üniversite eğitimi almamış olması bir nevi onu doğruluyordu.
Üniversitelerin sıradan insanlar için yararlı, üretken insanlar için zararlı olduğunu düşünüyordu.
Çünkü ona göre iyi kitapları okumak iyi üniversitelerden eğitim almaktan daha iyiydi.
ne yapacağınıza gençliğinizin ilk yıllarında karar verdi iseniz ve doğruluğundan şüpheniz yoksa iki şey sizi kararınızda uç noktaya taşıyabilir: Gençlik enerjisi ve hayatın diğer dönemlerinde bulunmayacak kadar boş zaman..
Hayatta pek az insana nasip olan şanslardan biridir ne yapacağına erken yaşlarda karar vermiş olmak...
Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım!"
-Stefan Zweig
-Stefan Zweig
İnsan inanabildiği kadar yapar ve yapacaklarının sınırı inandıkları kadardır.
Toplumun insana dayattığı çemberleri kırmak her zaman zordur, çoğu zaman ise neredeyse imkânsızdır.
Gençlik, aşırılık çağıdır.
Savaşacağım tek şey
içimdeki diğer bendi."
-Stefan Zweig
içimdeki diğer bendi."
-Stefan Zweig
okulun Zweig'ın gözünde bir hapishaneden farkı yoktu. Okulda geçen zamanları tam bir kayıp olarak görüyor ve okulun ona pek faydasının olmadığını düşünüyordu.
Öğretmene göre öğrenci ödevlerindeki yanlışların bulunacağı, soru sorup bilginin hafizada olup olmadığının tespit edileceği bir nesne gibiydi.
Her şeyin not üzerinden değerlendirmeye tabi tutulması öğrenci ve öğretmen iletişimini neredeyse eşya ile insan arasındaki münasebet seviyesine çekiyordu.